Toplam 271512 kere ziyaret edildik
Ana Sayfa arrow Yazılar arrow YENİ MÜFREDAT DÖKÜMANLARI
YENİ MÜFREDAT DÖKÜMANLARI
14 02 2009
  1. ÖĞRETMENLER TARTIŞIYOR:

    SINIF ÖĞRETMENLERINDE DE BRANŞLAŞMA OLMALI MI?

     

    KAYNAK: http://forum.memurlar.net/topic.aspx?id=68582

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif  

    gokay:Çalıştığım okullarda aynı öğretmenin aynı sınıfı 5 yıl okutmasının eksikliğini çok gördüm.

    1-O öğretmenin bütün eksiklikleri o sınıfta görülüyor.

    2-öğretmenın öğrencılere yaklaşımı değişmediğinden 5 yıl aynı çocuklara aynı önyargılarla yaklaşıyor.

    3-öğretmen ve öğrenciler birbirinden bıkıyor.

    4-öğrencıler de heyecan olmuyor

    5-öğrencılerdekı davranıs eksıklıklerı gıderıle mıyor

    6-2.kademeye gectıgınde ögretmenler sınıflar arasındakı farklılıkları cok ıyı goruyor

    7-ortalama bır sınıf olusturulamıyor

    8-öğretmenler sevıyesı dusuk öğrencileri hemen sınıfta bırakıyor kurtulmak ıcın

    daha da sayılabılır

    her sınıfın öğretmenı olmalı 1 sınıf öğretmenı hep bırıncı sınıfı okutmalı öğretmen her yıl aynı sınıfı okutmalı

    boylece öğretmen kendını o sınıfın derslerıne gore daha ıyı hazırlar kaynak hazırlar her kaynak toplar

    bence bu cok gereklı yapan okullar var meb genelge yayınlayıp her okul bunu yapmalı basarı mutlaka artacaktır

    öğretmenler icinde cok kolay olacaktır.

    tuhars:Sana tamamen katılıyorum. Hatta bu yeni müfredatla bu bir zorunluluk oldu diyebilirim. Özellikle 4 ve 5'lerde bir öğretmenin; Fen ve Teknoloji, Türkçe, Matematik ve Sosyal Bilgiler dersinde tüm etkinlikleri gerçekleştirmesi ve bunların hepsinde de başarılı olması beklenemez. Ama bizler bunları kesinlıkle dile getirmeyiz. Herşey yolunda gidiyormuş gibi görünür. Bu tür sorunları dile getirenleri işini yapamıyor, yetersiz suçlamalarıyla korkutur, sustururuz. Ama olan öğrencilerimize dolayısıyla ülke insanımıza olur.

    Fen ve Teknoloji, Türkçe, Matematik ve Sosyal Bilgiler derslerinde 4 ve 5 leri okutan öğretmenler arasında ders paylaşımı yapalım dediğimizde, müfettişler bunun mümkün olmadığını söylediler. Halbuki olumsuz bir durum gibi yorumlanan diğer branşlardan sınıf öğretmenliğine yapılan atamalar burada bir avantaj oldu. Ama kimse bunu görmek istemiyor. Bekle ki MEB Maliye'den yeterli kontenjanı alsın da 4 ve 5'lere de branş öğretmenleri atasın!

    Kİmiz biz öğretmen mi, süpermen mi!

    insan55:Kısmen katılıyorum...

    iclal14:Bu çağda (6-10 yaş) sürekli öğretmen değiştirmenin çocukların psikolojisini nasıl etkileyeceğini düşündünüzmü peki?

    İlköğretim kurumları yönetmeliği 64. madde, ikinci paragraf:

    "İlköğretim okullarının 1-5 inci sınıflarında sınıf öğretmenliği esastır. Sınıf öğretmenleri, okuttukları sınıfı bir üst sınıfta da okuturlar. Ancak istekleri yönetimce uygun görülmesi hâlinde başka bir sınıfı da okutabilirler. Herhangi bir sınıfta başarı gösteren öğretmenler, isteklerinin yönetimce uygun görülmesi hâlinde aynı sınıfı okutmaya devam edebilirler."

    du durum için hukuken bir engel yok gibi.

    gökay;

    daima olumsuzlukları alarak bir liste oluşturmuşsunuz.

    1. öğretmenin olumlu yönleri alınarak sınıfta olumlu bir ortam yaratılması da olasıdır.

    2. önyargı insan doğasında olan kusurlu bir yaklaşımdır, bunu tüm sınıf öğretmenleri yapacak diya bir şey yok. kaldı ki ikinci kademede de ön yargyla yaklaşılması ihtimali vardır. bu öğretmenin sınıf öğretmöeni oluşu 5 yıl eğitim verişi ile birleştirilemez. kendisini aşamamış sabit fikirli ve ön yargılı öğretmen tüm eğitim kademeleri için TEHLİKELİDİR.

    3.BU MADDEYE KESİNLİKLE KATILMIYORUM, HİÇBİR ENGELİM OLMADIĞI HALDE ÖĞRENCİLERİ 5. SINIFTAN MEZUN ETMEK İÇİN TAYİN İSTEMİYORUM. BÖYLE BİR İHTİMALİN GÜNDEME GELMESİ BİLE ÖĞRENCİLERİ NE KADAR DERİN ETKİLİYOR TANIK OLDUM.

    4. heyecanı devam ettirmek kişinin yetenek ve yeterlikleri ile ilgilidir. bir öğretmen 1 ayda monotonluğa düşüreceği gibi, başarılı bir öğretmen, 5 yıl adrenalini sürekli artırabilir.

    5. bu maddede diğerleri gibi, yetersizlikleri fazla bir öğretmen esas alınarak oluşturulmuştur.

    6. sınıflar arasındaki farklılıklar derken kendiniz OLUMLU SINIF KÜLTÜRLERİ DE OLDUĞUNU KABULLENMİŞSİNİZ.

    7. üstte yazdığımız gibi oluşuyor. hatta ortalamanın üstü oluşuyor.

    8. NE DİYORSUNUZ??????

    MADDELERİ DAHA DA ÇOĞALTMAK MÜMKÜNDÜR.

    SADECE NEGATİFLİKLERDEN YOLA ÇIKILARAK BİR ALTERNATİF YARATILAMAZ.

    ŞAHSEN ÖĞRENCİLERİ 1 . SINIFTAN 5. SINIFA KADAR OKUTMANIN OLUMLU YANLARININ DAHA FAZLA OLDUĞU TECRÜBE İLE SABİTTİR. BUNU BİRKAÇ KEZ TEKRAR EDEN ÖĞRETMENLERİMİN ÇOK DAHA DERİN HİSSETTİĞİNDEN EMİNİM.

    BRANŞLAŞMAYA GELİNCE;

    YETENEK DERSLERİNDE BRANŞLAŞMA TABİİ Kİ OLMALIDIR AMA, 1. SINIF ÖĞRETMENLİĞİ, 2. SINIF ÖĞRETMENLİĞİ DİYE BİR YAKLAŞIM ÇOK SAKINCALIDIR.

    BİR ÖĞRETMENİN MESLEK HAYATI BOYUNCA 1. SINIF OKUTMASI.......

    e-kolay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   20 Ocak 2006 16:27   Düzenle   Sil

    kesinlikle katılıyorum. zaten yurt dışında benzer uygulamalar var. bazı arkadaşların neden hemen savunma durumuna geçtigini anlayamıyorum.

    sınıf öğretmenleri arasındada branşlaşma muhakkak olmalı. birçok öğretmenin okuma yazma öğretiminden haberi yok. bu branşlaşma işi en çok birinci sınıf öğrecilerinin işine yarayacak.

    çok muhteşem bir fikir. vakit kaybetmeden bu fikir uygulama alanı bulmalı

    sakikaptan
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   20 Ocak 2006 16:30   Düzenle   Sil

    kesinlikle katılıyorum. zaten yurt dışında benzer uygulamalar var. bazı arkadaşların neden hemen savunma durumuna geçtigini anlayamıyorum.

    sınıf öğretmenleri arasındada branşlaşma muhakkak olmalı. birçok öğretmenin okuma yazma öğretiminden haberi yok. bu branşlaşma işi en çok birinci sınıf öğrecilerinin işine yarayacak.

    çok muhteşem bir fikir. vakit kaybetmeden bu fikir uygulama alanı bulmalı

    sakikaptan
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   20 Ocak 2006 17:23   Düzenle   Sil

    Ben de bir düzenleme gerektiğine inanıyorum.Ama böyle bir şey için önce öğretmenlerin fikri alınmalı.

    Bir okulumda kimin hangi öğretmende okuduğunu yazısından,kelimeler arası boşluktan vb anlıyorduk.İlk iki hadi diyelim üç sınıf daha çocuksu yaş itibariyle.Birinci sınıf özel önem istiyor.Çoğu oyun isteğinde.Öğretmenin karakteri,sabrı bu yaştakilerle uğraşmaya uygun olsa fena mı olur?Bilirsiniz veliler önden bir soruşturma yaparlar,seneye birleri kim okutacak diye,vardır bir sebebi.

    2-3 leri bir öğretmen okutsun ziyanı yok.Ama 4-5'lerde durum daha önemli,burada derslere değişik sınıf öğretmenleri girebilir.(Çünkü branş öğretmenlerinin girmesindeki aksaklıklar malum,daha büyük yaştaki çocuklara ders vermek başka,bunlara başka.)Oysa belli derslere yönelmiş sınıf öğretmenleri daha verimli olabilir.Arkadaşım müziğe yetenekli ise neden benim yerime ders vermesin,ben de neden onun resim dersine girmeyeyim?Kimimiz matematikte daha iddialıyızdır,kimimiz fen.

    Her yıl birinci sınıf okutan tanıdığım var.Yabancı dil,bilgisayar derslerini değişenler var.Okul kendi içinde düzenleme yapabilir bence.Bazen hareket tabandan başlayabilir.Hizmetiçi kurs yapılabilir.

    sevil a
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   20 Ocak 2006 21:31   Düzenle   Sil

    tamamen katılmakla birlikte uygulamada yukardaki arkadaşlara katılmadığım noktalar var.en azından sayın gökay nedenlerini doğru bulmuyorum.öğretmenin değişiminin zaralarıda var.

    benim temel nedenlerim

    1.bir şubeyi tekrar okutmak için 5 yıl bekliyorsunuz ve bu bir soğuma meydan getiriyor.

    2.bir şube veya ders ile ilgili döküman geliştiriyorsunuz.yıl sonunda bunlar değişiyor farklı sınıf konular bu defa bu sınıfla ilgili dökümanlar.

    benim önerim

    1.2.3. sınıflarda sınıf öğretmeni olmalı kesinlikle 4.5.sınıfta tek öğretmen bütün dersleri okutmamalı 4.5. sınıf öğretmenleri sayısal ve sözel olabilir yada tek dersler olabilir bu derslerle girmemeli bu derslerle uzmanlaşmalı diğer derslere girmemelidir.

    özellikle yeni müfredat etkinlik temelli olduğu için öğretmen kendi dersi ile ilgili etkinlik geliştirebilir veya uyguladığı etkinlikleri yararlı görmeyip bunları değiştirebilir.

    ben şimdi bire döneceğim tekrar yeni baştan müfredat oku 1.sınıf öğrencileri moduna dön bayağı sorun

    yunusxyz
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   21 Ocak 2006 13:22   Düzenle   Sil

    Sınıf öğretmeni olmadığım için zorluklarını ve avantajlarını bilmediğim için yorum getirmem akıllıca olmaz.

    Ama sanki bu bana da mantıklı geldi. Hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından yeni heyecan,yeni düzen, farklı bir bakış açısından bakan kişiler tarafından eğitilmesi çocuk için daha çok model ile etklileşim olacağindan dolayı iyi olurdu herhalde.

    aknezor44
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   21 Ocak 2006 15:49   Düzenle   Sil

    Ben doğru bulmuyorum. Sayın bakan sakın duymasın, uygulamaya koyacaktır.

    Bunun için tek bir gerekçem vardır:

    "Sınıf öğretmenlerinin vereceği ürün bir sürece bağlıdır. Bu süreç de 5 yıldır. "

    Bu gerekçe, biraz düşünüldüğünde de neden 5 yıl olması gerektiği çok iyi anlaşılacaktır. Bu sürece destek verecek çeşitli branş öğretmenlerinin bazı derslere girmesinin ise yararlı olacağını düşünüyorum. Okuma - yazmayı öğreten farklı bir öğretmen olması da hoş olurdu doğrusu! Çünkü çocuklar okuma - yazmayı öğrenirken hiç de mutlu olmuyorlar!

    @sevil a

    öğretmenim, teşekkürler, tebrikler! Kesinlikle sınıf öğretmenlerinin fikri sorulmalı!!! gokay öğretmenimin sözlerinden sonra sizin yazdıklarınızı okumak moralimizi düzeltti!!!

    mc222
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   21 Ocak 2006 17:04   Düzenle   Sil

    sınıf öğretmenlerinin branşlaşması fikrine olumlu bakıyorum.Ancak 1-5 arası sınıflarda değil sadece 4-5. sınflarda olması uygun olur diye düşünüyorum.

    buluter
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   23 Ocak 2006 09:59   Düzenle   Sil

    bence birinci sınıflar için öğretmenin sabit olması fikri mantıklı gibi. çünkü öğretmen birkaç sene birinci sınıf okutuğu zaman artık bu konuda çok fazla tecrübe kazanıyor. hangi dönemde öğrencilrerin hangi seviyede olacağını rahatlıkla anlayıp ona göre planlama yapıyor. gerekli dökümanları hazırlayıp zaman içinde eksikliklerini görüp telafi ederek en iyi seviyeye ulaşıyor.ben altı yıl birleştirilmiş sınıflı okullard birinci sınıf okuttum. şuandaki seviyem ile ilk yıllarımı kıyaslamam bile olanaksız. artık acaba okuma yazma öğretebilecekmiyim. acaba okuma yazmaya geçemeyen olursa ne yaparım korkum kalmadı. elimde çok güzel dökümanlar var. gerçi bu yıl müfredat değişti ama ben yeni sisteme göre düzenlemelerimi yaptım. yani artık sınıf öğretmenlerinin birinci sınıf okutma kaygısı bende yok.

    öğretmen birinci sınıftan sonra diğer sınıflarda 4 yıl çalışınca birinci sınıf tecrübesinden uzaklaşıyor. ve tedirginlik başlıyor. konuştuğum diğer arkadaşlar özellikle 5. sınıf okutanlar daha şimdiden seneye birinci sınıf okutacak olmanın kaygılarını taşıyorlar. bu durum öğretmen üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor.

    ancak bu birinci sınıf öğretmenliğ meselesinin zor yanı da bu iş için gönüllülük esas olmalı. sınıf öğretmeni arkadaşlarımızın her yıl birinci sınıf okutmak isteyeceğini bu iş için gönüllü olacağınıda pek aklım kesmiyor.

    afyon42
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 01:54   Düzenle   Sil

    Danimarkada ilk 7 sınıfı aynı öğretmen okutuyor hem de bütün dersleri.

    egitimuzmani
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 05:09   Düzenle   Sil

    afyon42 size katılıyorum.Şu an 5. sınıf okutuyorum.Doğal olarak seneye 1. sınıf olacak.Belki program değiştiği için çok şey farketmeyecek ama şimdiden gelecek yılın endişesi var içimde.üstelik on yıllık öğretmenim.Hep acabalarla doluyum.Bu yüzden bence de ilk üç sınıf sınıf öğretmenliği düzenine göre olmalı.4 ve 5. sınıflarda branşlaşma şart.Hatta ilk üç sınıfta resim ve müzik derslerine de branş öğretmenleri ve ya o derslerde yeteneği olan öğretmenler girmeli...

    perinsu

     

    gÖKAY KARDEŞİM YESPİTLERİNİN TAMAMI YÜZEYSEL VE YANLIŞ

    Ben öğretmenlik mesleğim süresince öğrenc,s,nden buıkan öğretmene rastlamadım.

    Düşüncene saygı duyarım ancak bir kez daha söylüyorum.

    Tespitlerinin tamamı eksik ve yanlış hatalı

    Vanngölü
    http://forum.memurlar.net/images/member64.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 17:43   Düzenle   Sil

    kesınlıkle sınıf öğretmenlerınde branşlaşmaya geçilmelı su andakı sıstemın olumlu yonlerı olabılır ama olumsuz yonlerı cok daha fazla ve kesınlıkle degısmelı ve ben bunun cok gecıktıgını dusunuyorum

    su andakı sıstemın var olusunun ana manıtıgı suydu:1 ve 5.sınıflar arasındakı cocuklar duygusaldır ve onları ıyı tanıyan öğretmenLE 5 yıl okumaları gereklıdır oğretmen degısırse cocuk yenı öğretmene alısamaz. inanIN baska bır bılımsel neden yok bu nedenın de bılımsellığı tartısılır asıl sebeb öğretmen yetersızlıgının bır turlu gıderılemeyısı bakanlık 1-5 arası suınıfların hepsını okutabılecek supermen öğretmen yapalım demıs ve sınıf öğretmenı 1-5 ı okutur olmus tabı buna bilimsel bır kılf da bulunması gerekır yukarıda kı kılıfı uydurmuslar e kılIf uymus da

    sonra yıllarca bu surmus öğretmen acıgı gıderılememıs bu nedene bu sısteme alısan sınıf öğretmenlerı bunu dogruluguna o kadar kendını ınandır mıs kı sınıf öğretmenliğinin tanımını 1-5 e kadar okutmak olarak yapmıs bugun dogruyu soylesen bıle ınan mıyor bızım alıstıgımız en dogrusu dıyor

    kardesım YANLIS

    5 SINIFTA sen ses ve ısıgı anlat mudanya anlasmasını anlat sonra 1 sınıfta e ve a harfını oğret bır cok öğretmenın 4 ve 5 sınıfı okuturken ben derslere tekrar calısıyorum dedıgıne sahıt olmusumdur

    VE BAKANLIK KENDINIZI GELISTIRIN, KAYNAK TOPLAMAK COK ONEMLI KAYNAK TOPLAYIN DIYOR YA KENDINI NEYE GORE GELISTIRECEKSIN HANGI SINIFLA ILGILI KAYNAK TOPLAYACAKSIN HELE HELE YENI PROGRAMA GORE 5 SINIFIN KAYNAKLARI BINLERCE OLUR

    ..........KENDIMIZI FAZLA ZORLAMAYALIM BIZ SUPERMEN DEGILIZ . BIR COCUGUN 5 YILI ILE ILGILI DONANIMA SAHIP OLMAMIZ MUMKUN DEGIL...........

    BOYLE BIR SEY OLABILIR MI

    sımdı su andakı sıstemın varlıgını bılımsel olarak gosterılen nedenıne gelelım

    bır öğrencı öğretmenıne en cok 3 hafta da alısır öğretmene bır cocugun duygusal olarak baglanması gereklı de degıldır sadece ogretmenlıge ve öğretmenlerıne saygı duyması gerekır

    eger öğretmenlığe saygı duyuyorsa her gelen yenı öğrenmene hemen alısacak hıcbır problem olmayacaktır

    her yıl öğretmenın degısecegını bılen öğrencı kendını ona gore ayarlayacaktır

    benım sınıfım da ben den once 4 öğretmen degısmıs ben geldım kendı sıstemımı 2 hafta içinde oturttum

    bu yastakı öğrencıler öğretmenlerın hepsını saf duygularla severler ve 2 haftada yenı öğretmene alısırlar

    her sıstemın olumlu ve olumsuz yonlerı vardır tek dogrudan soz edılemez BANA GORE SU ANDAKI SISTEMIN OLUMSUZ YONU COK FAZLA

    BU SISTEM TURKIYE NIN GELISMEYI DUNUNEMEDIGI ZAMANLARIN SISTEMIDIR AMA ARTIK GELISMEYI DUSUNEBILIYORUZ ASLINDA M.E.B YENI MUFREDATLA BIRLIKTE SINIF ÖĞRETMENLERINDE BRANSLASMAYI HEMEN UYGULAMAYA KOYMALIYDI O ZAMAN YENI MUFREDAT DA COK KOLAYCA OZUMSENIR VE UYGULANABILIRDI

    BIZ ÖĞRETMENLER DEGISIM E VE GELISIME MALESEF KAPALIYIZ ALISTIGIMIZ SEYLERI BIRAKAMIYORUZ YENI BIR SEYLE KARSI KARSIYA KALMAKTAN KORKUYORUZ

    YENI MUFREDAT BIZ ÖĞRETMENLERIN BIR KISMININ ANLAYIP UYGULAYAMAYACAGI KADAR MUKEMMEL AMA BIR COK ÖĞRETMEN ONA DA KARSI CIKTI

    ALISTIKLARIMIZA SAPLANTIYLA BAĞLANMAYALIM KENDIMIZI GELISTIRMEYE ACIK OLALIM BIZ ÖĞRETMENIZ

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 18:07   Düzenle   Sil

    Konuyu açan arkadaş görüşlerini dile getirmiş,konu tartışılıyor,güzel.Ama arkadaşlar eleştirirken şu ifade ne derece doğru:"tespitlerinin tamamı eksik ve hatalı."

    Onun yerine "ben de şunları düşünüyorum" deseniz daha iyi değil mi,ilk ifade tartışma ortamını tamamen engelliyor.Ayrıca mevcut bir uygulama olması o uygulamanın tamamen doğru olduğunu göstermez.Ama bunları tartıştıkça birbirimizin görüşlerinden faydalanabiliriz ve bir şeylerin farkına varırız.Kuzu kuzu her önümüze gelene evet demek yerine,fikirlerimizi belirtebiliriz.Şu durumda kimse öğretmenin görüşünü sormak gibi bir davranış içinde değilse de günü gelir o da olur.

    Bu çağ hız çağı .Esasen çocuklar yaşları itibariyle değişikliğe bizden fazla uyum sağlayabilirler.Beşinci sınıf ortamından birinci sınıfa geçmek,öğretmenler için tabi ki kolay değildir. Her an herşeyleriyle ilgilenmek zorundasınız.Ben birinci sınıf okuturken ana sınıfı öğretmeninden çok yararlanmıştım.Resim,müzik vb o yaş çocuğuna uygun şeyler öğrenmiştim.Okul içlerinde bir düzenleme gerekse ana sınıfı ve birinci sınıfın bir araya konmasını isterim.Yumuşak geçiş yapılmış olur.Ayrıca her öğrenciye muhakkak bir ana sınıfı eğitimi verilmesine de taraftarım.Eksikliğini sürekli görüyoruz.

    Yapıcı görüşlerden çok faydalanıyorum.

    sevil a
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 18:18   Düzenle   Sil

    Doğru ama kim 1. sınıfı okutur 1. sınıf öğretrmenleri 15 yılda emekli etmek lazım gelir.1. sınıf anlatılması zor kırsal kesimde

    metin çimen
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 18:29   Düzenle   Sil

    Evvelki yıl aldığım ikinci sınıftan bazı öğrenciler okuyamıyordu.Sebebinin önceki öğretmenlerinin sert tavrı olduğunu gördüm.O çocukları açabilmek için aylarca uğraştım,okumayı becerdiler ama,davranışlarda rahatlığa çok sonra ulaştılar.O zaman hep birinci sınıf okutsam diye geçirdim içimden.Çocukların okula böyle öğretmenlerle başlamasının ileriye yönelik etkisini düşündüm.bir de aynı öğretmende beş yıl!..aslında öğretmen arkadaşımız kötü biri değildi.Sadece kurallı birisiydi ve birinci sınıf çocuğunu seviyesinde davranamıyordu.

    Sırf çocukların okula iyi bir başlangıç yapmaları adına,bu işi yapmayı hâlâ düşünüyorum.

    sevil a
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 18:41   Düzenle   Sil

    Doğru ama kim 1. sınıfı okutur

    sımdı sınıf öğretmenlerınde branlasmayı kabul ettıkten sonra bunlara cozum bulmak kolay

    sevıl öğretmenım gıbı sadece 1 sınıfı okutmak ısteyen cok öğretmen var

    e artık uzman öğretmen var fazla maas alıyorlar işte onlar 1 sınıf öğretmenı olmalı

    1 sınıf artık o kadar zor degıl yenı sıstemle bır cok yerde 1 donemın sonunda okumaya gecılmıs

    aynı sınıfı her sene okutunca cok kolay gelecektır ne zaman ne yapman gerektıgını bıleceksın

    ve 1 sınıf mufredatı ana sınıfına bıraz kaydırıl malı ve ana sınıfı zorunlu olmalı

    ana sınıfı zorunlu olacak ama alt yapısı yok bunun ıcın bakanlık bu yıl cok calıstı doguda bıle bır cok koyde ana sınıfı acıldı ve okullasma oranı %20 cıktı alt yapı hazırlanıyor bunun ıcın

    CÖZUMLER KOLAY

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 19:15   Düzenle   Sil

    bu yaş grubu çocokları sızın dedığınız gibi her sene değişik öğretmende okurlarsa okuldan soğuyorlar

    ben sinifimi ilk algığımda 3. sınıftılar benden önce 4 öğretmen okutmuş hepsi öğretmenım barı sız bızı bırakıp gıtmeyın dıyorlar di vede veliler oyleydıler.

    ay_isigi
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 19:18   Düzenle   Sil

    bence çocular sınıf öğrtemenleriyle 5 'e kaadara okumalılar amam fen matematik gibi desleri branş oğretmenleri diğerlerini sinişf öğrretmenı okutmalı ....

    ay_isigi
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 21:32   Düzenle   Sil

    güzel bir fikir gibi görünüyor bence.

    ama bardağa bir de boş tarafından bakayım..

    böylece sınıf öğretmenleri de bir kaç parçaya bölünecek

    en güçlü ve kalabalık öğretmen grubu zayıflayacak.

    Onların da zorunlu ders saatleri ve ekdersleri tartışılacak. hangisi sefa sürüyor diye sorulacak.

    vs.vs.

    sakarya_54
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   27 Ocak 2006 23:22   Düzenle   Sil

    Konuya öğretim açısından bakmayınız

    konunun asıl eğitim yönü ağır basmaktadır.

    4.5. sınıftan itibaren zaten bir geçiş var bu sistemin oturması daha yararlı

    Özel beceri ve yetnek isteyen derslerde olabilir.

    Kesinlikle diğer derslerde öğrenci öğretmen arasında kurulan bağ önem arzetmektedir.

    Akademik yöndende bakarsanız sınıf öğretmenliği vazgeçilecek bir sistem değildir.

    Hatta 8. sınıfa kadar yapılabilse en bir derslerini sınıf öğretmenleri ile devam etmesşnde yarar vardır.

    Vanngölü
    http://forum.memurlar.net/images/member64.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   28 Ocak 2006 09:25   Düzenle   Sil

    bu konu anasayfaya alınmalıdır

    yunusxyz
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 11:09   Düzenle   Sil

    bu konu anasayfaya alınmalıdır

    yunusxyz
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 11:48   Düzenle   Sil

    BENDE SINIF ÖĞRETMENİYİM.SINIF BÜTÜN ALANLARDA UZMAN OLAMAZ.ELBET BELLİ YETENEK VE KABİLİYETLERİ OLABİLİR.ANCAK BÜTÜN YETENEKLERE SAHİP DEĞİLDİR.

    GÜNÜMÜZ ÖĞRETMENLERİNİN NE KADARI BİR MÜZİK ALETİ ÇALABİLİYOR Kİ.

    ŞU ANA İNANIYOUM:ÖZEL YETENEK VE BECERİ İSTEYEN(RESİM,MÜZİK,İŞ EĞİTİMİ VB)DERSLERİN BRANŞ ÖĞRETMENLERİNCE OKUNMASI DAHA FAYDALI OLACAKTIR.ZATEN BU UYGULANIYOR.

    BU AYNI ZAMANDA İKİNCİ KADEMEDE ÖĞRENCİ KOLAYLIK SAĞLAMAKTADIR.

    eğitimşelale
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 16:57   Düzenle   Sil

    sınıf öğretmeni 3.sınıfa kadar okutmalı.4.sınıftan itibaren branş öğretmeni girmeli.fakat bunu şunan ülkemiz kaldırır mı bilemiyorum.

    fener 2
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 17:49   Düzenle   Sil

    Derslerde branşlaşma olayında öğretimde fayda muhakkaki vardır.

    Ama eğitim açısından öğrenci daha bir hamur iken branş öğretmenliği yanlıştır.

    Bunu tartışmak bile yersiz Ortaöğretimin durumu belli.Okuyan ve mezun olan öğrencilerimizin ahlaki açıdan durumu ortada.Eğer böyle bir sisteme geçilir ise:

    Ben dersime girer dersimi öğretirim.Gerisi beni ilgilendirmez durumu daha bir hakim olacaktır.

    SINIF ÖĞRETMENLERINDE DE BRANŞLAŞMA OLMALI

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 18:20   Düzenle   Sil

    Bu başlığı açan arkadaşım kend branşınızı yazmanızda bir sakınca var mı?

    Vanngölü
    http://forum.memurlar.net/images/member64.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 21:19   Düzenle   Sil

    Bence de sınıf öğretmenliğinde branşlaşma olmalı. Katı kurallar koymadan sınıf öğretmenleri 1-2-3. sınıfları okutmalı 4. sınıftan itibarende branş öğretmenleri derslere girmelidir. Zaten bu uygulama özel okullarda yapılıyor. Bu okullarda çalışan arkaşadaşlarımız yıllardır hep aynı sınıfları okutuyorlar.

    Çeşitli yönleriyle tartışılması gereken önemli bir konu

    ergene55
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 21:27   Düzenle   Sil

    Bence de sınıf öğretmenliğinde branşlaşma olmalı. Katı kurallar koymadan sınıf öğretmenleri 1-2-3. sınıfları okutmalı 4. sınıftan itibarende branş öğretmenleri derslere girmelidir. Zaten bu uygulama özel okullarda yapılıyor. Bu okullarda çalışan arkaşadaşlarımız yıllardır hep aynı sınıfları okutuyorlar.

    Çeşitli yönleriyle tartışılması gereken önemli bir konu

    ergene55
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 22:24   Düzenle   Sil

    Sınıf öğretmenliğinin kaldırılmasını yada 3. sınıfa kadar olmasını isteyen arkadaşlar neden kendi branşlarını belirtmekten imtina ediyorlar.

    Vanngölü
    http://forum.memurlar.net/images/member64.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 22:29   Düzenle   Sil

    Bence ilköğretimde sınıf öğretmeni aldığı bir sınıfın 8. sınıfa kadar eğitimini vermeli.

    TRON
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   29 Ocak 2006 23:33   Düzenle   Sil

    bizim okulda 4 ve 5 leri okutan öğretmen arkadaşlar kebappppp....19 saat derse giriyolar (diğerleri

    ne branşlar giriyo) ful ek derssssssss.....adalet mi bu...bencede branşlaşma olmalı..

    mkdeepblue
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 00:12   Düzenle   Sil

    Burada aynı zamanda öğrenci velisi ve eski bir öğrenci olarak gözlemlerimi yazmak istiyorum.

    * İkinci kademeye geçen öğrencilerde görülen seviye farklılıkları,birinci kademeye branş öğretmenleri girince giderilebilirmi?(Bu farklılıklar öğretmenden kaynaklanıyorsa, farklı branş öğretmenleri arasında fark yokmu)

    *Çocuklar bu yaşlarda farklı seviyelerde gelişim gösterirler.Uzun bir süreçte tek bir öğretmen onları daha iyi gözlemleyebilir eksiklerini giderici tedbirler alabilir.(veya almayabilir)

    *Aileden ayrılan çocuk güveneceği birini arar.öğretmenle aralarında uzun sürede kurulan bağ,branş öğretemenlerinin girmesiyle sekteye uğramazmı.(orta okulda veya lisede öğrenci iken bazı günler bazı branş öğretmenlerim yüzünden o gün okula gitmek istemezdim)

    *Denilebilir ki sınıf öğretmeni ile çocuk arasında iletişim kopukluğu varsa bunu 5 yıl sürdürmekmi gerekir .Doğru bir yaklaşım ,aklın yolu bir, veli olarak çocuğumun sınıfını veya okulunu değiştirmek gerekir derim.

    Yine kendimden örnek vermek gerekirse,4 yıl iletişim kopukluğu yaşadığım sınıf öğretmenimin sağlık nedenleri ile ayrılması ile(ki kendisine göre ben tembelin teki idim) yerine gelen vekil öğretmenim sayesinde ilkokulu birincilikle bitirdim.

    *Geçen yıl çocuğum birinci sınıfta iken sınıfça halk oyunları öğrenmeleri için halk oyunları öğretmeni tuttuk

    ,öğretmenimiz 40 farklı yetenekteki 7 yaş çocuklarının hepsine kusursuzca oynamasını öğretti.Bu da bazı branşların

    branş öğretmenlerince verilebileceğine örnek.

    Kısaca özetlemek gerekirse alınmadan ,tartışılması gereken bir konu derim.

    Saygılarımla.

    bnket
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 00:30   Düzenle   Sil

    Ne yazılırsa yazılsın bu konuda.

    Burnuma branş öğretmenlerinin ek ders ücretlerini ve ders saatlerini arttırma kokusu geldi bir kez.

    İşin içinde ücret olduğu zaman konu eğitimin temel amaçlarından çıktı.

    Ben dersimi veririm o kadar alan alır almayan kalır.

    Ücrete zam lütfen.

    Davranışlarımı eh onu da rehber öğretmeni hallediverir.

    Arkadaşlar kendi çocuğunuz yada torununuzda okuyacak bu sistemde ona göre yazın.

    TRON
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 01:06   Düzenle   Sil

    3 kez yazıyorum sınıf öğretmeliği sistemie karşı ola yada branlaşsın diyen arkadşarımızı ısrarla kendi branşlarını yazmaktan neden imtina ediyorlar.

    Yineliyorum kendi branşlarınızı yazınız(konu sanırım ek ders)

    Vanngölü
    http://forum.memurlar.net/images/member64.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/2.gif   30 Ocak 2006 01:31   Düzenle   Sil

     

    sakarya_54
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 01:47   Düzenle   Sil

    Sn Vanngölü

    Para değil işin içine girdi bir kez.Bu tür ücret zihniyetli yazılar hatta konu başlıkları açıldı.

    Bir arkadaşımız konu Anasayfaya alınsın diyor.

    Eğitimin içine tüccar zihniyeti girdimi konu başlığı da saptırılır.Konuyu savunan tez yazacak akademisyen ve hatta pilot okul bile bulunur.

    *******************************************

    Konu başlığı nasıl saptırılmış.

    Başlığı açan arkadaşımızın amacı sınıf öğretmenlerinin örneğin her yıl 3. sınıfı okutması idi.

    *******************************************

    Eğitimi geri dönüşü olmayan bir yola sokmak için önce konu ana sayfaya taşınsın sonra Türkiye gündemine gelsin ve uygulansın.Bunu yazanlar Ek ders ücreti alamayacak kadar ders saati az olan arkadaşlarımdır mutlaka.

    Onlara sesleniyorum.Ücret için yazmıyorsanız,branşınızı dürüstçe yazın.

    TRON
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 01:55   Düzenle   Sil

    5. kez yazıyorum arkadaşlarım neden branşınızı yazmaktan kaçınıyorsunuz.

    Biz birbirimizin işini branşını eleştirerek bir yere varamayız ben branş öğretmeniyim.

    Ancak sınıf öğretmeni arkadaşların işleri gerçekten çok zor.

    Siz hakkınızı devletten isteyin sınıf öğretmeni kardeşlerinizin aldığı ders ücretlerini bırakın

    duman_pluton
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 02:06   Düzenle   Sil

    4.ve 5. sınıftan itibaren branş öğretmenliğine geçilmesi düşünülebilir ancak 1.2.3.sınıflarda sınıf öğretmenliğinin ikamesinin olmadığı kanaatindeyim....

    governor
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   30 Ocak 2006 16:29   Düzenle   Sil

    bu fikir bence de mantıklı.ilk defa 1.sınıf okutacak öğretmenlerin istemeden,deneyimi olmadan pek çok hata yaptığını gördüm ve bende yaşadım.hatta bu temele indirgenip eğitim fakültelerine okuma yazma öğretmenliği diye bir bölüm açılmalı.bence 1.sınıf öğretmenlerinin özlük haklarıda bu doğrultuda düzeltilmelidir.2. ve 3. sınıfı yine sınıf öğretmenleri okutmalıdır.4. ve 5. sınıfda yine sınıf öğretmeni olması şartıyla branşlaşma yapılmalıdır.çünkü benim ingilizce desime ücretli bir öğretmen girdi.sağolsun notları görünce beni şoka uğrattı.sınıfımdaki okuma yazma bilmeyen öğrenciler bile 4 almıştı.bu kadarda değil.branşlaşma olsun ama 4 ve 5e yine sınıf öğretmenleri girsin ve herkes daha iyi olduğu dersleri oktsun.ben seve seve 1.snıfı okuturum.yalnız bana gelen bir müfettişinde söylediği bir şeyin göz önünde tutulmasını isterim.her öğretmen her yıl bir yaş yaşlanır 1.sınıf öğretmeni 2 yıl yaşlanır.e tabi 1.sınıf öğretmenlerininde anasınıfı öğretmenleri gibi maaş farkı olmalıdır.

    deniz22
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   1 Şubat 2006 14:37   Düzenle   Sil

    aliw bey yorumunuzun benimkiyle birebir aynı olmasını nasıl değerlendirmeliyim?

    SINIF ÖĞRETMENLERINDE DE BRANŞLAŞMA OLMALI

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   1 Şubat 2006 19:08   Düzenle   Sil

    Bıranşlaşma mutlaka olmalı

    alettin42
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   1 Şubat 2006 20:29   Düzenle   Sil

    bence 4 sınıftan itibaren branşlaşmalıdır

    şef06
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 11:24   Düzenle   Sil

    fikrinizi kendi cümlelerinizle yazmanız daha etik olur kanısındayım.katılmanız güzel ama alıntı yaparken altına nerden ve kimden aldığınızıda belirtmelisiniz.

    deniz22
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 17:08   Düzenle   Sil

    BU BASLIGI BEN ACTIM VE BRANSIM SINIF ÖĞRETMENLIĞİ TABİ Kİ YOKSA NEDEN ILGILENEYIM BU KADAR

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 17:28   Düzenle   Sil

    deniz ve aliw öğretmenlerimin dedigigi daha mantıklı

    1. sınıflara sadece 1. sınıflara ders veren sınıf öğretmeni

    2. ve 3. sınıflara sadece 2. ve 3. sınıflara ders veren sınıf öğretmeni

    4. ve 5. sınıflarada sadece 4.ve 5. sınıflara giren sınıf öğretmeni ders vermelidir. bu şekilde daha mantıklı.

    bazı arkadaşlar olayı sadece ek ders yönünden düşünüp eğitim gelişim psikoloji basamagını göz ardı etmektedir. şu anda 4. ve 5. sınıfların yetenek derslerine branş öğretmenleri giriyor. Allah aşkına çocuklarda ne değişiklik oluyor. onlarda sınıf öğretmenlerinin yaptırdıkları aynı şeyleri yaptırıyorlar. ilköğretrim birinci kademede resim müzik beden gibi derslere branş öğretmenin girmesine gerek yoktur. iki öğretmenede ek ders ödemek yerine tıpkı önceden oldugu gibi sınıflar sınıf ğretmenine teslim edilmelidir. ingilizce hariç.

    ilköğretim birinci kademede yukarıdaki gibi branşlaşmaya gidilmelidir.

    branşı sormuşsunuz sınıf öğretmeniyim ama şu anda idarecilik yapıyorum.

    sakikaptan
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 17:30   Düzenle   Sil

    BU OLAYIN BILE PARA MESELESINE INDIRGENMESI BENI PEK SASIRTMADI BEN SINIF ÖĞRETMENIYIM VE BUNU AYNI ZAMANDA KENDI IYILIGIM ICIN ISTIYORUM EGER BRANSLASMA OLUR VE BEN HER YIL AYNI SINIFI OKUTURSAM

    kendımı her yıl o sınıfa gore gelıstırebılırım

    o sınıfın zıhınsel duyussal fızıksel v.s alanlardakı durumunu ıyı bır sekılde oğrenır ve buna gore etkınlıklerımı hazırlarım

    her yıl aynı sınıfı okutacagımdan her yıl o sınıf la ılgılı kaynak toplarım

    ve bınanın aynı yerındekı sınıfım benım odam olacagından o sınıfa gereken ozenı gosterır sınıfımda ıyı bır öğretım ortamı hazılarım

    her yıl aynı etkınlıkları uygulayacagımdan etkınlıklerı uygularken nerede hangı sorunla karsılasacagımı bılır ona gore onlemımı alırım

    etkınlıklerın sonrasında nasıl bır sonuc alacagımı gorecegım ıcın bazı etkınlıklerı cıkarır bazılarını duzeltır ve daha baska daha ıyı etkınlıkler bulmaya calısırım

    sınıftakı öğrencı sevıyelerını cok ıyı bılecegım ıcın sınıfın duzeyıne uygun ders ıslemekte ustalasırım

    ARKADASLAR BU BIRGUN MUTLAKA OLACAK VE BIZ SINIF ÖĞRETMENLERININ FAYDASINA BIR OLAYDIR BU

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 17:34   Düzenle   Sil

    HOCAM COK HAKLISINIZ

    lövent
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 17:58   Düzenle   Sil

    sınıf öğretmenkıgınde branlasmanın ders bazında olması mumkun degıldır ıhtıya c ta yoktur zaten brans öğretmenı vardır sınıf ögretmenlıgınde branslasma adından anlasılacagı uzre sınıflarda olmalıdır

    MESELE NASIL OLACAGINA GELINCE HERSEY YINE SINIF ÖĞRETMENLERIYLE DE KONUSARAK(yenı mufredatlar bu sekılde olusturulmustur meb tarafından) halledılecektır

    BENIM FIKRIM:(uygulanabılırlıgı de dusunulerek hazırlanmıstır)

    BU IKI BASAMAK TA HALLADILMELIDIR( esas amac sınıf öğret liğini sadece 1,2,3 sınıf öğretmenlıgıne ındırgemektır)

    BIRINCISI

    1-5 arası sınıf öğretmenlıgın de branslasma yanı

    1 sınıf öğret 2 sınıf öğret 3 sınıf öğret 4 sınıf öğret 5 sınıf öğret seklınde olmalıdır bu donemde 4 ve 5 sınıflarda su anda oldugu gıbı yetenek derslerıne yıne brans öğretmenlerı gırmelıdır

    sınıf öğretmenlıgı 1,2,3 e ındırgendıgınde bır cok sınıf öğretmenı acıktA kalacagından sınıf öğretmenlerının bır kısmının brans öğretmenlıgıne gecmesı gerekmektedır

    bu donemde bakanlık sınıf öğretmenlerıne sınav ve istege baglı, yetenek goz onunde bulundurularak brans öğretmenı olabılme hakkı vermelıdır

    bu sınıf öğretmenlerının branslara gecmesı belırlendıkten sonra bu öğretmenler bransları ıle ılgılı 1 yıl boyunca hızmet ıcı kurslara tabı tutulmalıdır

    kac kısının sınıf öğretmenlıgın den brans öğretmenlıgıne gececegını il müd lerı belırlemelıdır kendı kadro ve öğrencı sayılarına gore

    bu donem 2 yıl surmelıdır

    IKINCI BASAMAK

    ÖĞRETMENLER in bransları

    1 sınıf öğret

    2 sınıf öğret

    3 sınıf öğret

    4 ve 5 sınıf öğretmenlerıde branslara dagıtılacak ve belırlenmıs olacaktır

    bundan sonra da bu sekılde uygulamaya gecılecektır

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 18:03   Düzenle   Sil

    İLKÖĞRETİMDE ÖĞRETMENLER

    1 SINIF ÖĞRET

    2 SINIF ÖĞRET

    3 SINIF ÖĞRET

    4,5,6,7,8. SINIF LARA GIREN BRANS ÖĞRETMENLERI SEKLINDE OLACAKTIR

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   2 Şubat 2006 18:22   Düzenle   Sil

    Böylece memleketin ilköğretim meseleside burada çözümlendiiii...

    TRON
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   3 Şubat 2006 16:18   Düzenle   Sil

    herkes bunları kabul ettı sanırım

    SENEYE BU YASALASIR

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   4 Şubat 2006 21:51   Düzenle   Sil

    a bırde ana sınıfı da zorunlu olmalı

    bu da 4-5 yıl ıcınde olur sanırım

    gokay
    http://forum.memurlar.net/images/member0.gif

    http://forum.memurlar.net/images/icons/0.gif   31 Temmuz 2009 16:05  

     

     

     

     
     

     

    Türk_Dili

     

     

     

     

     

YENİ MÜFREDAT İÇİN TIKLA

Bilgi Toplumunda Öğretmenin rolü ve Nitelikleri

ÖGR.GRV.SUPHİ ÖZSÜER

Özet

Bir çok ülkede öğretmenlerin iyi bir biçimde yetiştirilmeleri için geniş çaplı programlar yürürlüğe konulmakta ve büyük maliyetlere katlanılmaktadır. Öğretme bir sanattır ve bu nedenle kişisel yetenekler ve tecrübeler iyi bir öğretmen olmada son derece önemlidir. Ancak bu sanat kısmen de olsa öğretilebilir ve geliştirilebilir. Bu çalışma iyi bir öğretmenin taşıması gereken temel nitelikleri öz bir biçimde ele almaktadır. İyi bir öğretmen diğerkâm (empatik) olmalı, kolay erişilebilir olmalı ve bilgi ve tecrübelerini öğrencilerine iyi bir şekilde sunabilmelidir. Etkin bir öğretme süreci ve öğretmen için hizmet içi eğitim, örgütsel taahhüt ve ödüllendirme de son derece önemlidir.

I. Giriş

 

II. Bilgi Toplumunun öğrenim süreci üzerindeki etkileri

Globalleşme ve teknolojik gelişmeler bilginin elde edilmesi, işlenmesi ve dönüştürülmesi süreçlerini köklü bir biçimde değiştirmektedir. İçinde yaşadığımız ve bilgi toplumu olarak adlandırılan bu dönemde bütün mal ve hizmetlerde bir üretim faktörü olarak bilginin önemi giderek artmaktadır. Yeni teknolojilerin yaşam döngüsünün kısalması ve mal ve hizmetlerdeki bilgi payının artması beşeri sermayenin kritik bir öneme sahip olmasına neden olmakta ve her alanda daha yüksek kalitede beşeri sermaye talebini artırmaktadır. Bu türden hızlı ve dramatik değişimler eğitim sistemlerinin ve öğretmenlerin temel niteliklerinin değişmesi yönünde güçlü bir baskı meydana getirmektedir. Bilgi toplumu, globalleşme ve yeni teknolojilerin iş ve günlük yaşamda meydana getirdiği yenilikler nedeniyle, üç farklı alanda yeni tehditler ortaya koymaktadır. Bilgi toplumunda farklı, değişken ve çoklu niteliklere sahip gençler (beşeri sermaye) talep edilmektedir; aldığı eğitim ile piyasa tarafından talep edilen niteliklere erişemeyen gençlerin eğitim sistemine yönelik talepleri değişmektedir ve eğitim sisteminin neyi öğreteceği ve gençleri nasıl eğiteceği konusundaki yaklaşımlar ve beklentiler değişmektedir.

“Bu tehditler, yirmi birinci yüzyıldaki eğitim ve öğretimin yalnızca bilgi aktarmayı değil; bunun yanı sıra, öğrenmeyi öğrenmeyi, ufku genişletmeyi ve öğretmenlerin gelişmesini de içermesini gerektirmektedir” (Hargreaves, 2003:xi). Öğretmenlere yönelik gelecekteki talepler ve öğretmenlerin karşılaşacağı yeni fırsatlar büyük ölçüde bilgi toplumunun doğası tarafından şekillendirilecektir. Bizler yeni teknolojilerin, yaratıcılığın ve özgünlüğün hakim olduğu bilgi toplumunda yaşıyoruz. Bilgi toplumunda yenilikçi, yaratıcı ve özgün mallar, hizmetler ve değerler üretmeyen kişi ve ülkeler diğerlerinin gerisinde kalacak ve daha düşük bir yaşam kalitesine sahip olacaklardır. Bu tehdidin öğretmenlerin nitelikleri ve rolü için oluşturduğu yansımalar son derece açıktır: Gelecek kuşaklar ve beşeri sermayeyi  yetiştirecek öğretmenler bilgi toplumunun gereklerine uygun bir biçimde yetiştirilmeli ve bilgi toplumunun talep ettiği niteliklere sahip olan bireyleri eğitecek niteliklere sahip olmalıdırlar.

Bilgi ve iletişim teknolojileri, sosyal ve ekonomik değişim ile öğrenme (yaşam boyu öğrenim, yaparak öğrenim ve öğrenmeyi öğrenme) konusundaki yeni yaklaşımlar okul sistemine dayalı eğitim ve öğretim üzerinde önemli etkiler oluşturacağını öne süren West-Burnham (1999:23)’a göre gelecekte eğitim ve öğretimin taşıyacağı temel özellikler şunlardır: yaşa veya konuya dayalı eğitime yapılan vurguda azalma; öğrenmenin bilişsel boyutuna daha fazla önem verilmesi; nitelikli öğretmenlerin liderliğinde işbirliğine dayalı faaliyetlerin yaygınlaşması; bilgi ve iletişim teknolojilerinin tüm öğrenme ve öğretme faaliyetlerinde vazgeçilmez bir öneme sahip olması; kişisel ve kişiler arası verimlilik-etkinlik konusunda daha karmaşık yaklaşımların benimsenmesi ve bilgiye dayalı müfredata kıyasla bilişsel müfredatın daha yüksek bir statüye sahip olması.

Günümüzde öğretmenlerin rolleri değişmektedir ve gelecekte de bu değişim sürecektir. Yeni ekonomide öğretmenler bilgi yayan ya da bilgiyi aktaran birimler olmanın yanı sıra bilgi yöneticileri haline gelmektedirler. Öğretmenler bir yandan kendi bilgi ve tecrübelerini öğrencilere aktarırken öte yandan bu bilgi ve tecrübeleri dış dünyanın gerçekleri ile bağlantılı kılmak ve sürekli değişen dış koşullara öğrencileri hazırlamak zorundadırlar. Öğretmenler, öğrenme sürecinde, bireylerin öğrenmelerini hızlandıran ve öğrencilere bilgiyi nereden ve nasıl elde edecekleri ya da elde ettikleri bu bilgileri nasıl işleyecekleri konusunda önderlik-rehberlik eden birimler haline gelmektedirler. West-Burnham (1999:24)’a göre yeni ekonomi okuldaki öğrenme ve eğitim faaliyetinin müfredatı öğrenciye aktarmak yerine bireylerin (çoğu kez kendi kendilerine) öğrenmelerini sağlama üzerinde odaklanmalıdır.

III. Öğrenme Süreci Konusuna farklı yaklaşımlar

A. Geleneksel Yaklaşım

1980’li yılların başında ortaya çıkan son globalleşme dalgasına dek öğrenme sürecinde Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan Fordist üretim tarzının gerektirdiği düşük vasıflı işgücünü yetiştiren fabrika tipi eğitim modeli hakimdi. Standart bireylerin yetiştirilmesini amaçlayan öğretmen merkezli eğitim yaklaşımında belirlenen müfredat konusunda uzman olan öğretmenler bu sınırlı bilgiyi öğrencilere aktarma görevini yürütürler (Şekil 1). Bu nedenle, geleneksel eğitim modeli, bir tür, homojen bireylerden oluşan ulus devlet ve tıpatıp birbirine benzeyen bireyler yaratma projesidir. Bu eğitim modelinin öğrenme sürecine ilişkin yaklaşımları şunlardır (UNESCO, 2002:16):

Öğrenme zor bir süreçtir. Geleneksel görüşü savunanlara göre öğrenme zor ve çoğu kez usandırıcı bir süreçtir. Başka bir ifade ile, öğrenme faaliyeti sırasında eğlenen ve ilgili faaliyetten hoşlanan öğrenciler muhtemelen öğrenemezler.

Öğrenme sistemi, öğrencilerin açığı veya eksiğine vurgu yapan bir modele dayanır. Sistem öğrencilerin eksik ve zayıf yönlerini belirlemeye çalışır. Belirlenen bu zayıflık ve eksikliklerine dayanarak öğrenciler izlenir ve sınıflandırılır.

 

Geleneksel öğrenme modeli ulus devletlerin okul, kışla, hastane, yurt v.b. gibi “kapalı mekanlar”a iktidar güçlerinin hakim olması sayesinde eşit, homojen ve uluslarına bağlı bireyler yetiştirme ve bu yolla ulus yaratma projesinin doğal bir sonucudur. Bu sistemde öğrencilerin zayıf yönleri belirlenir ve güçlü yönleri dikkate alınmaz. Müfredatın dili son derece basittir, müfredatta yer alan bilgiler yetersiz ve çoğu defa sıkıcıdır. Eğitim ezberciliğe dayalıdır ve tüm öğrenciler düşük düzeyli, atomize, somut, tek bir alanda uzmanlaşmaya dayalı müfredata göre yetiştirilir.

Öğrenme bilgi transferine dayalı bir süreçtir. Öğrenme süreci bilgi-yönlü bir süreçtir. Öğrencilerin yeni-kendilerine ait bilgileri üretmelerine değil mevcut bilgileri yeniden üretmelerine önem verilir. Öğrenci pasif bir alıcıdır; öğretmen ise, bilgi aktaran ve aktif olan taraftır (Şekil 1). Öğretmenler ders kitaplarına sıkı sıkıya bağlı ders işlerler ve bu yolla, istemeseler bile, öğrencilerin düşünme ve yenilik yapma becerilerini yok ederler.

Öğrenme bireysel bir süreçtir. Öğrenciler ev ödevi yaparak ve müfredata göre kendilerine verilen kısıtlı bilgileri tekrarlayarak bireysel olarak öğrenmektedirler.

Öğrenme lineer bir süreçtir. Ders kitapları ve öğretmenler öğrencilere ilerleyebilecekleri tek ve düz bir yol çizerler.

B. Yeni Yaklaşım

Geleneksel öğrenme-öğretme paradigmasının aksine yepyeni bir öğrenme-öğretme paradigması ortaya çıkmaktadır. Bu yeni paradigmanın ana görüşleri birkaç başlık altında toplanabilir (UNESCO, 2002:19-20):

Öğrenme doğal bir süreçtir. Beyinlerimizin temel işlevi sürekli olarak öğrenmektir ancak herkes aynı yoğunlukta ve aynı biçimde öğrenmez. Bu nedenle öğrenme sürecinin farklı öğrenme tarzlarına cevap verecek şekilde yeniden dizayn edilmesi, öğrenme ortamının ilginç ve zengin bir hale getirilmesi ve öğretmenlerin destekleyici ve harekete geçirici bir role sahip olması son derece önemlidir.

Öğrenme sosyal bir süreçtir. Bilgi ve öğrenmenin sosyal bir içeriğe sahip olduğu “kalite çemberleri” ve bilgisayar destekli işbirliğine yönelik çalışmalar ile ortaya çıkmıştır. Öğrenciler akranları, öğretmenleri ve aileleri ile kendilerine anlamlı ve ilginç gelen görevleri gerçekleştirdiklerinde daha iyi öğrenirler.

Öğrenme aktif bir süreçtir. Günlük yaşamda bireyler bilgiyi yeniden üretmelerini değil yeni bilgi üretmelerini gerektiren olay ve durumlarla karşılaşır. Öğrencileri gerçek yaşamda karşılaşacakları tehditlerin üstesinden gelebilecek yeteneklere kavuşturmak için öğrenme sürecinde aktif bir hale getirmek gereklidir. Bunun için öğrencilere gerçek sorunları çözme, orijinal eserler yazabilme, bilimsel projeleri yürütme, başkaları ile önemli konuları halletmede diyalog kurabilme ve fiziki nesneler inşa etme gibi faaliyetlerde rol verilmelidir.

Öğrenme lineer olabilir veya olmayabilir. İnsan aklı aynı ayna çok farklı alanlarda farklı bilgileri depolar, işler ve organize edebilir. Öğrenciler, çeşitli yollarla bilgileri ele geçirir, işler ve mevcut bilgi yapılarına eklerler. Matematik gibi bazı bilgi alanlarında bu süreç lineer olabilir ancak diğer birçok alanda öğrenme süreci lineer değildir ve karmaşıktır.

Öğrenme entegre ve gerçekleştiği ortama bağlı bir süreçtir. Bir bütün olarak (global) sunulan bilgilerin anlaşılması ve öğrenilmesi zordur. Birbiriyle bağlantılı ve düzenli bir sırada sunulan bilgileri öğrenme daha kolaydır. İnsanlar günlük yaşamda sayısız enformasyon elde ederler. Bu enformasyonların tekrar edilmesi bütünün algılandığı veya tüm enformasyonların etkin bir biçimde kullanılacağı anlamına gelmez. bu enformasyonlar, önceden belirlenen bir dizi sistematik kural ve prosedüre uygun bir biçimde işlenirse bilgi haline gelir. Başka bir ifade ile, bilgi sosyal varlık olan insanlar arasındaki iletişim sırasında paylaşılan, aktarılan ve yeniden şekillendirilen tecrübe ve enformasyonlardır. Öğrenme süreci, bir yandan, belgeler haline getirilen, halka açık, sabit içerikli ve herkesin kullanımına açık olan bilgilerin (açık bilgi) içselleştirilmesine; öte yandan, bu bilgilerin içselleştirilmesi sonucu oluşan ve insanların aklında, davranışlarında ve hislerinde saklı olan bilgilere (özgün bilgi) dönüştürülmesini sağlayabilmelidir.

Öğrenme öğrencilerin güçlü yönlerine, ilgi ve yeteneklerine dayanmalıdır. Öğrenme süreci öğrencilerin zayıf ve eksik yönlerini dikkate almak yerine öğrencilerin güçlü yönlerini ortaya çıkaracak şekilde dizayn edilmelidir.

Öğrenme, bireysel düzeyde ve grup halinde yerine getirilen görevlere, ürünlere ve gerçek problem çözümlemelerine bakılarak değerlendirilmelidir.

Teknolojik yenilik ve gelişmeler tüm bireylerin yaşamlarını sürdürebilmek için yeni yeteneklere sahip olmasını ve günlük yaşamı sırasında karşı karşıya kaldığı bilgi bombardımanında kendisi için önemli, yararlı ve elverişli olan bilgileri seçerek kullanmalarını gerektirmektedir. Yeni ekonomide bireyler yaşamları boyunca öğrenmek ve kendilerini geliştirmek zorundadırlar. Bu süreçte diğer insanlarla işbirliği yapmak, bilgilerini paylaşmak ve yaymak ve bilgi-iletişim teknolojilerini gerektiği kadar kullanabilmek temel bir ihtiyaçtır. Bu temel gereksinimlerin süreklilik arz edecek bir biçimde karşılanabilmesi öğretmen merkezli öğrenim-eğitimden öğrenici merkezli öğrenim-eğitime geçişle mümkündür. Tablo 1 öğretmeye odaklanan öğrenme ortamından öğrenmeye odaklanan öğrenme ortamına yönelik kayışı ortaya koymaktadır.

Tablo 1. Öğretmen ve Öğrenci Merkezli Öğrenme Ortamı
 

Öğretmen-merkezli Öğrenme Ortamı

Öğrenici-merkezli Öğrenme Ortamı

Sınıftaki Faaliyetler

Öğretmen merkezli, didaktik (eğitici)

Öğrenici merkezli, interaktif (birbirini etkileyen)

Öğretmenin Rolü

Öğretmen olayları, bilgileri söyler, uzmandır

Öğretmen işbirliği yapar, bazen kendisi de öğrenir

Eğitim-öğretimdeki Vurgu

Olayları, gerçekleri, bilgileri ezberletme

İlişkiler, araştırma ve yenilik-icatlar

Bilgi Kavramları

Olay-bilgilerin biriktirilmesi, miktar

Olayların-bilgilerin dönüştürülmesi

Başarının İspatı-Gösterilmesi

Norm, örnek ve standartlara referanslı

Anlama-kavramanın kalitesi

Değerlendirme

Çoktan seçmeli, ayrıntılara önem veren sınavlara dayalı

Ölçüte, portföye ve performanslara dayalı

Teknolojinin Kullanımı

Talim, alıştırma, tekrar ve pratik yaptırma

İletişim, erişim, işbirliği, ifade etme

Kaynak: UNESCO, (2002:22)

Öğretme yerine öğrenmeye önem veren bir ortama geçmek tüm taraflar için daha fazla interaktif bir öğrenme ortamının oluşmasına yol açacaktır.

C. Yeni Yaklaşımı Destekleyen Teoriler

Öğrenme süreci konusundaki yeni yaklaşımlar ve öğrenici merkezli öğrenmeye kayış bilişsel öğrenme yaklaşımının yanı sıra doğa ve öğrenme ortamı ile ilgili yeni yaklaşımlar ortaya koyan çok sayıda teoriye dayanmaktadır (UNESCO, 2002:23-29). Bu teorilerin hepsi öğrencilerin aktif birer birim olduğunu ve bilinçli olarak bilgi temin etmeye ve inşa etmeye çalıştıklarını varsayar. Bu görüşe uygun olarak ortaya çıkan öğrenme ortamı Şekil 2’de gösterilmektedir.

 

Yukarıdaki şekilde betimlenen öğrenci merkezli öğrenme ortamında öğrenciler birbirleriyle, öğretmenle, bilgi kaynaklarıyla ve teknoloji ile ilişki içerisindedirler. Öğrenciler, gerçek araçları kullanarak gerçek bir ortamda gerçek görevleri icra ederler ve gerçekçi-samimi bir değerlendirmeye tabi tutulurlar. İçinde bulundukları ortam, bilgi edinmeleri, bilgileri dönüştürmek suretiyle yeni bilgiler elde etmeleri ve becerilerini geliştirmeleri konusunda öğrencilere yol gösterir ve önderlik eder. Benzer bir biçimde, öğrenciler kendilerini sorunları çözmede farklı ve çoklu bakış açısına sahip işbirliğine açık bir ortamda bulurlar. Bu yeni öğrenme ortamında öğrenciler eski tecrübe ve bilgilerine dayalı fikir ve yaklaşımlarla yeni bilgiler inşa ederler; bu bilgilerini yeni görev, durum ve ortamlarda kullanırlar ve daha önceki entelektüel kazanımlarına bu yeni bilgileri entegre ederler.

Yeni öğrenme yaklaşımı üzerinde etkili olan teoriler birkaç ana başlık altında özetlenebilir:

Vygotsky’nin Sosyo-Kültürel Teorisi. Vygotsky’ye göre öğrenme sosyal bir süreçtir ve insanların toplumdaki entelektüel faaliyetlerinden kaynaklanır. Bilme, anlama ve idrak etme yeteneklerinin gelişmesinde sosyal ilişkiler temel bir role sahiptir. O’na göre her şey iki farklı düzeyde öğrenilebilir: sosyal düzey (insanlararası ilişkiler-interpsychological) ve bireysel düzey (kişinin kendi içindeki ilişkiler-intrapsychological). Vygotsky’ye göre öğrencilerin bilişsel gelişim potansiyeli “potansiyel gelişim alanı” (zone of proximal development) ile sınırlıdır. Bu alan öğrencilerin bilişsel olarak kendilerini hazır hissettikleri ancak gelişimlerinin tamamlanması için sosyal ilişkilerde bulunmalarını ve başkalarından yardım almalarını gerektiren bir alandır. Başka bir ifade ile, öğrenme sosyal ortamda, öğrenenin ilgisi dahilinde ve öğretenlerin (öğretmen, arkadaş ve akranlar, aile v.b.) rehberliğinde gerçekleşir (Yeşilyaprak, 2003:199). Bu görüşün öğrenme süreci açısından temel yansıması şudur: Öğrencilere, arkadaşları, öğretmenleri ve diğer öğreticilerle birlikte yeni bilgileri keşfetmeleri ve öğrenmeleri için sosyal açıdan zengin bir ortam sağlanmalıdır.

Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı. J. Piaget’ye göre öğrenme içinde yaşanılan çevre ile ilişkilere uyum sağlama süreci sonucunda oluşur. Çevresi ile ilişki içinde olan bireyler karşılaştıkları yeni durum ve sorunlara çözüm talep ederler. Bu sorunlara çözüm bulunmaması durumunda oluşan dengesizlikler öğrenme sürecini etkiler ve hızlandırır. Bu dengesizlikler yeni tecrübelerin asimile edilmesine yol açar. Yeni tecrübeler mevcut bilgilere eklenir veya yeni bir tecrübeye yol açacak bir biçimde eski bilgilerin ve anlayışların değiştirilmesine yol açar. Başka bir ifadeyle, Piaget’ye göre öğrenicinin mevcut bilişsel yapısı yeni bilgilerin nasıl hissedileceğini ve işleneceğini belirler. Yeni bilgiler mevcut yapı açısından bir anlam ifade ediyorsa bu yapıya entegre edilir (asimilasyon); mevcut yapıdan çok farklı ise ya reddedilir veya mevcut yapıya uygun bir hale getirilir (uyum). Her iki halde de öğrenici kendi bilgisini oluştururken son derece aktiftir. Mevcut bilişsel yapıya yeni bilgi ve tecrübeler benzeştirildiği ve özümsendiği sürece sahip olunan bilişsel düzey karmaşıklaşır ve güç kazanır; dünyayı algılama kapasitesi ise zenginlik ve derinliğe kavuşur.

Bruner’in Bilişsel Gelişim Kuramı. Piaget gibi J. Bruner de öğrenmenin öğrenicilerin daha önceki bilgi ve tecrübelerine dayanan yeni fikir ve kavramlar inşa ettiği aktif bir süreç olduğunu ileri sürer. Bruner’e göre eğitim ve öğretimin geliştirilmesinde üç ilke son derece önemlidir: (1) Eğitim ve öğretim, öğrencinin isteğini artıran ve öğrenmeye hazır hale getiren tecrübe ve içeriğe sahip olmalıdır (hazır bulunuşluk-gönüllülük); (2) eğitim ve öğretim öğrencilerin kolayca kavrayacağı şekilde yapılandırılmalıdır (spiral organizasyon) ve (3) eğitim ve öğretim buluş-keşifleri hızlandırmak ve/veya mevcut açık-eksikleri tamamlayacak şekilde dizayn edilmelidir (buluş yoluyla öğrenme).

Problem Çözmeye Dayalı Öğrenme Kuramı. Problem çözmeye dayalı öğrenme kuramının amacı, otantik ve karmaşık problem ve örnek olaylar sağlayarak, öğrencilere üst düzeyde düşünme yeteneği kazandırmaktır. Bu yaklaşımda gerçeğe oldukça yakın öğrenme ortamları oluşturulur ve öğrencilere orijinal görevler verilir. Bu yaklaşım daha çok mühendislik, eczacılık ve mimari gibi alanlarda yoğun bir biçimde kullanılmaktadır. Öğrenciler birbirleri ile sıkı bir ilişkiye girerek, teorileri öğrenerek, hipotezler oluşturarak ve diğer öğrencilerin benzer çalışmalarını eleştirel bir yaklaşımla tartışarak ilgili problem konusunda derin bir anlayış ve idrak düzeyine erişebilirler. Kişilerin kendilerinin yönlendirdiği öğrenme modelleri kişilere yaşam boyu öğrenme sürecinde yardımcı olur.

* Bilişsel Teoriler. Bilme ve kavramanın nasıl artırılacağına dair üç farklı teoriden bahsedilebilir. Birinci teoriye göre bilişsel gelişim diğer insanlarla iletişimin, diyaloğun ve karşılıklı konuşmaların yoğunlaştırılması ve özel bilgilerin kamuoyuna açıklanarak ortak anlayışların geliştirilmesi halinde geliştirilebilir. İkinci teoriye göre kötü yapıya sahip bilgi alanlarında çoklu sunuşlar yaparak ve bilgiler arasındaki bağlantılar inşa ederek bilgi elde edilebilir. Bu teoriye göre öğrenciler kötü yapılanmış bilgi alanlarında bilginin transferini kolaylaştırmak için aynı kavram ve ilkeleri farklı ortamlarda tekrar etmelidirler. Üçüncü teori öğrenme sürecini öğretmen veya daha uzman olan kişilerin öğrencilerin bilişsel gelişimini destekleyecek şekilde önderlik yaptıkları bir süreç olarak ele alır.

Durumsal Öğrenme (situated learning) Kuramı. Bu kuram, çıraklık, antrenörlük, işbirliği, otantik içerik, görevler, faaliyetler ve bilişsel araçlar gibi kullanılmasına vurgu yapar. Öğrenme, gerçek yaşamdan uzak ve soyut olan sınıftaki öğrenmenin aksine yaşamın gerçekleştiği kültür, ortam ve faaliyetlerin bir işlevi olarak görülür. Bu görüş öğrencilere otantik bir ortam sağlar ve öğrenmenin gerçekleştiği ortamda sosyal ilişkilerin ve işbirliğinin artırılmasını teşvik eder.İşbirliğine dayalı problem çözme, diyalog ve tartışmalar yoluyla öğrenciler ilgili sorun veya bilgi düzeyinde derin bir kavrayışa sahip olabilirler.

Kendini Bilme ve Kendini Düzenlemeye Dayalı Öğrenme Teorisi. Kendini bilen ve düzenleyebilen öğreniciler sahip oldukları bilgilerin ve anlayışın farkındadırlar[1]. Bu teori (self-regulated learning) kendini gözlemeyi, kendini yargılamayı ve kendine tepki göstermeyi içerir. Öğrenme sürecinin tüm aşamalarında özel bir öneme sahiptir ve sınıf düzeyindeki öğrenmeyi daha anlamlı hale getirme potansiyeline sahiptir.

IV. bilgi Toplumunda Öğretmenlerin rol ve Nitelikleri: Geleneksel ve yeni yaklaşımlar

A. Geleneksel Yaklaşım

İyi bir öğretmenin hangi niteliklere sahip olması gerektiği konusunda çok sayıda fikir, teori ve görüş dile getirilmiştir. Bu konuyu ele alan kişiler ele aldıkları konuya, bakış açısına ve sahip oldukları ideolojiye göre öğretmenlerin sahip olması gereken nitelikler konusunda çok farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.

 

Öğretme becerisini etkileyen çok farklı etkenler söz konusudur. Bu faktörlerin arasında öğretme sürecinin tanımı; öğreticinin kişiliğini ve karakterini belirleyen tavır, yaşam tarzı ve ideolojiler; öğretici ve öğrenenin içinde yaşadıkları ortamın niteliği ve öğrenicilerin niteliği son derece önemlidir. İyi bir öğretmenin ne bu faktörlerin tümünde iyi bir konumda olması gerekir; ne de öğretme becerisini azamileştirmesi için gerekli olan bütün niteliklere aynı anda sahip olması gerekir. İyi bir öğretmen olabilmek için öğretme eyleminin gerçekleştirildiği koşulların gerektirdiği asgari niteliklerin ideal karışımına sahip olmak yeterlidir. Benzer bir biçimde iyi bir öğretmen olmak için öğretmenin insan üstü bir gayret göstermesine de gerek yoktur. İyi bir öğretmen, normal bir çaba ile, önceden belirlenen amaç ve hedefler çerçevesinde öğretilmesi gereken şeyleri öğrencilerine gerçekten öğretebilen öğretmendir.

Bununla birlikte, iyi bir öğretmenin temel niteliklerini belirleyen her derde deva bir reçete ortaya koymak son derece zordur.  Günümüze dek iyi bir öğretmenin sahip olması gereken yetenekleri sıralamak suretiyle iyi-ideal bir öğretmende bulunması gereken nitelikleri tanımlayan çok sayıda çalışma yapılmıştır (Bkz. Feldman, 1976:243; Adams, 1987; Roy, 1987; White et al., 1987:90-91 ve Becker ve Hundersmarck,2003). Tablo 1’de iyi bir öğretmenin sahip olması gereken temel niteliklere ilişkin dört önde gelen yazarın görüşleri özetlenmektedir. Bazı temel özellikler üzerinde görüş birliği sağlansa bile öğretmenlerin niteliklerinin sıralandığı bu türden listelerin ne ölçüde geçerli olduğu, pratikte ne kadar uygulanabilir olduğu, günümüz koşullarının gerektirdiği üstün niteliklere sahip beşeri sermayenin yetiştirilmesinde ne ölçüde başarılı olabileceği ve yetenekler çerçevesinde öğretmenlerin sahip olması gereken niteliklerin sıralanmasının ne derece gerçekçi olduğu tartışmalıdır.

B. Yeni Yaklaşım

Yeni ekonominin ortaya çıkması ile birlikte öğretmeden öğrenmeye dönük bir kayış oldu ve bu durum hem öğretmenler hem de öğrenciler için karşılıklı etkileşime açık ve daha çekici bir öğrenme ortamının oluşmasına yol açtı. Bu yeni ortam hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin rollerini önemli ölçüde değiştirmektedir (Tablo 3.). Tablo 3’ten de görülebileceği gibi bu yeni ortamda öğretmenlerin rolü bilgi transfer eden birim olmaktan öğrenmeyi kolaylaştıran, rehberlik yapan, bilgiyi yönlendiren ve öğrencilerle birlikte öğrenen bir birim olma yönünde değişmiştir.

Tablo 3. Öğrenci Merkezli Ortamlarda Öğretmen ve Öğrencilerin Rollerindeki Değişim

Geleneksel Yaklaşım

Öğretmenlerin Rollerindeki Değişim

Yeni Yaklaşım

Bilgi aktarma kaynağı, temel enformasyon kaynağı, içerik uzmanı ve tüm yanıtların kaynağı

  

Öğrenmeyi kolaylaştıran, hızlandıran birim; işbirliği, önderlik ve rehberlik yapan; bilgiyi yönlendiren ve kendisi de öğrenen birim

Öğretmen öğrenme sürecinin bütün safhalarını kontrol eder

 

Öğretmenler, öğrenmeleri sırasında öğrencilere daha fazla tercih hakkı ve sorumluluk verir

Öğrencilerin Rollerindeki Değişim

Bilgilerin pasif alıcısı

Öğrenme sürecinde aktif katılımcı

Bilgiyi yeniden üretir

 

Bilgiyi üretir ve paylaşır ve zamanla uzman olarak sürece katılır

Tek başına yürütülen bir faaliyet olarak öğrenme

 

Başkaları ile işbirliği içinde yürütülen bir faaliyet olarak öğrenme

Kaynak: UNESCO, (2002:23)

 Öğretmenlerin üstlendikleri bu yeni rol öğretmenlerin öğrenme sürecindeki rol ve önemlerinde herhangi bir azalmaya yol açmamaktadır; tam aksine, öğretmenlerin yeni bilgi ve becerilere sahip olmalarını gerektirmekte ve öğretmenlere biçtiği yeni roller ile onların önemini daha da artırmaktadır. Öte yandan, öğrenciler bilgiyi arama, bulma, işleme, üretme ve diğerleri ile paylaşma açısından daha fazla role sahiptirler ve bu yeni roller öğrencilerin sorumluluklarını katlamaktadır.

V. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME


 

Kaynakça

Adams, R. (1970) Duration and Incident Frequencies as Observation Indices. Education and Psychological Measurement 30(3), pp.669-674.

Becker, B. J., Kennedy, M. M., Hundersmarck, S. (2003). Hypothesis about ‘quality’: A decade of debates. Paper presented at the annual meeting of the American Educational Research Association.

Feldman, K. A. (1976) The Superior College Teacher from the Student's View. Research in Higher Education 5(3), pp.243-288.

Hargreaves, A. (2003). Teaching in the Knowledge Society. Maidenhead: Open University Press.

Roy, D. E. (1987) 3M Fellows Seminar, Final Report. 3M Corporation.

West-Burnham, J. (1999). ‘Teaching in the school of the future’, Learning and Teaching, 2, pp.21–24.

White, K., Wyne M., Stuck G. and Coop R. H. (1987) Assessing Teacher Performance Using an Observational Instrument Based on Research Findings. NASSP Bulletin March, pp.89-95.

Yeşilyaprak, Binnur-Ed. (2003), Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi, Ankara: Nobel, 2003.

  


[1] Bu teoriyi en iyi Yunus Emre’nin “İlim ilim ilmektir; İlim kendin bilmektir; Sen  kendini bilmezsen; Bu nice okumaktır” dizeleri betimlemektedir.

Son Güncelleme ( 31 07 2009 )
 
< Önceki

Turhan BAYTAM

Sınıf Öğretmeni


 

Eğitim Web Siteleri